Erganili Köşe Yazarlarımız
Naci GÜMÜŞ
Naci GÜMÜŞ
Müslüm ÜZÜLMEZ
Müslüm ÜZÜLMEZ
Eyyüp ARAS
Eyyüp ARAS
Osman Aközel
Osman Aközel
İlkay Yılmaz
İlkay Yılmaz
ANKET
Web Sitemizi Nasıl Buluyorsunuz?
 
ÜYE GİRİŞİ
ANKET: Ergani İl Olabilir Mi?
ERGANİ İL OLSUN MU?
 
O Eski Günler / Anılar
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Sayısı
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün87
mod_vvisit_counterDün580
mod_vvisit_counterToplam721245
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 9 konuk çevrimiçi
Site İçi Arama

Hava Durumu

PostHeaderIcon Yeni Eklenenler

PostHeaderIcon En Çok Okunanlar

PostHeaderIcon NACİ GÜMÜŞ’TEN YENİ BİR KİTAP: GÖNÜL IŞIĞI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Türkiye Yazarlar Birliği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı  Ergani doğumlu Şair ve yazar Naci Gümüş’ün Gündoğan/Sam Yayınları tarafından edebiyat dizisi arasında Ağustos 2017 de yayınlanan yeni kitabının adı: GÖNÜL IŞIĞI.

168 sayfadan oluşan bu kitaptaki metinlerin büyük bir kısmı ülkemizin seçkin sanat ve edebiyat dergilerinde, bir kısmı da “Gönül Sitesi” isimli web sitesinde yayınlanmış düşünce yazıları ve edebi metinlerdir. Bu incelikli metinler duyumsamalarımızı, dokunmalarımızı hissettiren cümlelerden örülüdür. Düşünmeyi öğreten, düşünmenin gücünü gösteren, kelime ve cümlelerin tesirini, yazma ahlakını ifade eden edebi metinlerdir. 'Gönül  ışığıyla aydınlanır kafalar. Hani Mevlânâ; “içinde ışık bulunmayan gönül, gönül değildir” demişti ya. Bu itibarla gönül dünyamızı aydınlatan “Gönül Işığı” adını aldı kitabımız. Bu ışıkla baktık pencerelerden. Bu ışıkla yıkandı ruhumuz, aydınlandı kafamız. Gönül ışığıdır ki yürekleri ferahlatan, dimağı aydınlatan,  merhamet ve şefkat duygularını besleyen. Bedenin gıdası yiyecek içecek, ruhun gıdası dua ve ibadet ise üç boyutlu yaşamanın, mutluluğu hazırlamanın yolu gönül ışığıyla kafayı aydınlatmaktır' diyor yazarı.

‘Duru Düşünceler ve Yüksek Ruhlu İnsanlar” başlıklarını taşıyan  İki bölümden oluşan elli yedi yazıdan ibaret bu kitapta “Yüksek Ruhlu İnsanlar”, “Gül Medeniyeti”, “Gül Aydınlığında Gönül Sitesi”, “Tebessüm”, “Kutlu Muştu”, “Sanat”, “Özel ve Güzel”, “Zirvedeki Hayat”, “Gönül Işığı, Kafa Aydınlığı”, “Hayat ve İnsan”  gibi latif başlıklar altında özgün metinler yer almaktadır. Ayrıca Yunus Emre, Mehmet Niyazi-i Mısrî ve Sezai Karakoç gibi kutlu âşıkların, farklı bir bakış açısıyla sanat ve düşüncelerinin tahlil edildiği bölümleri okuyunca bu yüksek ruhlu şahsiyetlere hayranlığımız ve saygımız bir kat daha artacaktır. Unutulan, yeni nesillerin bilmediği millet sevdalısı önder bir eğitimci olan Vedide Baha Pars’ın örnek meslek hayatını anlatan bir metnin yanı sıra “Bir Asırlık Hasretin Gölgesinde, Edebiyatçılarımız Konuşuyor, diyorlar ki;” başlığı altında klasik edebiyatımızın ünlülerinin pek bilinmeyen yönleri literatür taramasıyla hazırlanarak bu eserde anlatılmıştır.

Okuma ve yazmanın önemini açığa çıkaran, duru düşüncelerden oluşan edebi metinler oluşmasına azami özen gösterilmiştir. Yazılar son 15 yılda meydana gelmiş, alın teri, göz nûru bir emeğin mahsulüdür.

Son Güncelleme (Pazar, 10 Eylül 2017 21:14)

 

PostHeaderIcon Ergani Hakkında İki Yeni Bilgi

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Ergani hakkında birçok kitap ve yazı yazdım ve zaman buldukça da edindiğim bilgileri hep paylaştım. Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Ergani hakkında yazılı en geniş bilgi benim kitaplarım ve yazılarımda yer almaktadır. Ama yine de benim ve başkalarının yazdıklarının yeterli olmadığına inanıyorum. Ergani tarihinin bütün yönleriyle bilinmesini istiyorsak edindiğimiz tüm bilgi kırıntılarını bir araya getirip paylaşmalıyız.

Bu düşünceden hareketleedindiğim iki yeni bilgiyi paylaşmak istiyorum. Bilgiler aslında eski, ama ben yeni fark ettim. Biri Meryem Ana Kilisesiile ilgili, diğeri de Ergani Halkevleri hakkında.

1. Meryem Ana Kilisesi İle ilgili Edindiğim Bilgi

Ergani ve Meryem Ana Kilisesi/SurpAstvadzadzin/DêraMeryemayêhakkında benim yazdıklarımda dâhil yazılmış tüm kitap ve yazılarda Meryem Ana Kilisesi’nin yapım tarihinin bilinmediğibelirtilmektedir.Eskiden Kiliseyle ilgili elimizdeki bilgiler çok sınırlıydı. Her geçen gün yeni bilgiler edinmekteyiz. Yeri geldiğinde kendim zaman zaman edindiğim bilgileri sizlerle paylaştım. Belki hatırlarsınız.Önce Rahip Ğugasİnciciyan’nın Ermenice yazığı ve benim Türkçeye çevirttiğim Dünya Hakkında Yazılar (Aşkharakrutyun, ÇoritsMasantsAşkharhi) adlı eserinde yer alan Kilise ile ilgili bilgileri Çayönü’nden Ergani’ye: Uzun Bir Yürüyüş kitabımda (Sayfa: 249-251); sonrasında ise İngiliz gizli servis ajanı Gertrude Bell’in arşivinde yer alan Ocak 1909 tarihinde çekilmiş (Albüm No: N 112) Kilisenin yıkılmamış halindeki fotoğrafı “Bir Fotoğrafın Düşündürdükleri” başlıklı yazımla birlikte 23 Şubat 2007 tarihinde Ergani Haber gazetesinde sizlerle paylaşmıştım. Ardındanda 2010 yılında Derlem Yayınları tarafından yayınlanan Arsen Yarman’ın yayıma hazırladığı V. Bardizaktsi-B. Natanyan-K.Sirvansdyants, PALU-HARPUT 1878, II. Cilt Raporlar (Sayfa: 511-514) kitabında yer alan Kilise ile ilgili bilgileri “Meryem Ana Kilisesi [SurpAsdvadzadzin] İle İlgili Edindiğim Yeni Bilgiler” başlığıyla 10 Eylül 2010 tarihindeErgani Haber gazetesinde bilgilerinize sunmuştum.

Şimdi kiliseyle ilgili önemli bir bilgi daha edinmiş bulunuyorum. Ergani ve Meryem Ana Kilisesi ile ilgili araştırma yapanlar veya yapacak olanlar bu bilgiyi büyük harflerle bir tarafa not etsin. Kilise ne zaman ve kimin tarafından yapılmıştır biliniyor artık:

MERYEM ANA KİLİSESİ BİTLİSLİ MIGIRDİÇ NAKKAŞ TARAFINDAN TASARLANARAK 1434 YILINDA İNŞA EDİLMİŞTİR.(Kaynak: AGOS Gazetesi/12.09.2014, “Aziz Teodoros Kilisesi nasıl Kurşunlu Camii oldu?”)

2. Ergani Halkevleriİle ilgili Edindiğim Bilgi

Ergani Halkevleri’nin geçmişi ve faaliyetleri hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmiyoruz. Bir araştırma için internette gezinirken Türkçesi Jöntürk Sosyal Mühendisliği diyebileceğim YOUNG TURK SOCIAL ENGINEERING adlı İngilizce bir tez çalışmasına rastladım. Tez’de az da olsa Ergani Halkevleri ile ilgili bilgiler bulunmasından dolayı hemen pdf sini indirdim.Kıt ve yetersiz İngilizcemleTez’i incelemeye başladım.

Çalışmayı Uğur Ümit Üngör2000 yılında yapmış. Üngör, İngilizce yaptığı budoktora tez çalışmasında anladığım kadarıyla 1913-1950 yılları arası Türklerin ulus inşa sürecini araştırıyor. Tek ulus yaratma amacıyla Ermeni, Rum, Süryani, Kürt etnik unsurları ve Alevi, Ezidi inanç grupları gibi “ayrık otları”nın ayıklanması anlatılıyor. Tez’de Diyarbakır ve Ergani ile ilgili kayda değer önemli bilgi ve fotoğraflar bulunmaktadır.

Sevgili Uğur Ümit Üngör’ün hoş görüsüne sığınarak Diyarbakır ve çevresinde faaliyet gösteren Halkevleri ile ilgili kısımların (sayfa: 313-353) özet Türkçe çevirisini ve bazı fotoğrafları paylaşmak istiyorum. Ve buradan hem Uğur Ümit Üngör’e ve hemde ilgili yerlerin özetlenmiş Türkçe çevrisini yapan Nurettin Değirmenci’ye teşekkürlerimi

YOUNG TURK SOCIAL ENGINEERING/Jöntürk Sosyal Mühendisliği adlı çalışmada Diyarbakır ve çevresinde kurulu bulunan Halkevleri ile ilgili yazılanlar:

«…Kültürel asimilasyonu incelemek üzere hükümet özel bir müfettişi bölgeye gönderdi. 1940 sonbaharında Halkevleri Müfettişi Kemal Güngör bölgeyi ziyaret etti ve bölgedeki kültürel durum için bir rapor hazırladı.

Müfettiş, “Diyarbakır’ın çevre kasabalarında Türkçe ikinci ya da üçüncü dildir,” diye yazdı ve halkın Kürtçe, Arapça konuşmalarını kabul edilemez olduğunu belirtti.

Değişik değerlendirmelerden sonra; Güngör, “Ulusal kültürümüzü yaymak zorundayız!” diye belirtti.

Hükümet, “Halkodaları” kavramını geliştirdi ve uygulamaya koydu. 1940’lardan başlayarak Diyarbakır çevresinde hızla Halkodaları (thePeople’sRooms), (Halkevlerinin küçük yerlerdeki eşdeğeri) oluşturuldu.

Kemal Güngör, Halkevleri ve Halkodaları için radyo temin edilmesini tavsiye etti.

Hükümet onayladıktan sonra Halkevleri ve Halkodaları için radyolar gönderildi.

Halkevleri ve Halkodalarındaki radyolar yüksek sesle çevreye yayın yapmaya başladı.

Diyarbakır çevresinde ilk Halkodası Bismil’de

---

Çocuklarının %50’si okula gidebilen, erkeklerin %25’i, kadınların %10’u Türkçe bilen Ergani’de, resmi rakamlara göre, 3253 kasaba yerlisi, 18015 köylü çoğunlukla Zaza ve Kürtçe konuşmaktadır.

Halkodası derme-çatma bir binada hizmete sokulur. (Foto 39, Sayfa 316)

Halkodasında bir kütüphane vardır ve yönetici, kütüphanede, yasak kitap olmaması ile övünür.

Halkodası öğretmen Şükrü Tanilli tarafından yönetilir; kendisi, Diyarbakır Halkevi dergisine Türk devrimi hakkında yazılar göndermektedir. Kasaba Doktoru Şevki Kılıççı zührevi hastalıklar hakkında bilgiler yazar.


Yapımına başlanılan Ergani Halkevi’nin görünümü. Tarih 1937 (Foto 38, Sayfa

---

1941’de Çermik’te Halkodası faaliyete geçer. Kasaba nüfusu 3360, 26627 kişi köylerde yaşamaktadır. Resmi rakamlara göre kızların beşte biri, erkek çocukların yarısı okula gitmektedir. 14 köyde 279 erkek çocuktan 237’si ve sadece 73 kız çocuğu okulludur.

Resmi rapora göre, kasaba halkı çoğunluğu Türkçe anlamakta ve sadece on köyde Türkçe konuşulmaktadır. Diğer halk Zaza ve Kürtçe konuşur.

Ergani Halkevi İdare Heyeti Halkevi Önünde. Tarih 1937 (Foto 39, Sayfa 316)

---

Rejim, öldürülen kişilerin hatırlanmaması için gerekli önlemleri alır.

Ergani’de, Adalet Bakanlığı memuru Kürt Fevzi Artıkoğlu, 1925’de öldürülen yerel lider Şevki’nin mezarının kaybolmamasına çalışır. “Mezarı bilmiyoruz” diyenlere, “Kim Şevki’nin mezarının yerini bilmez! Aptallar!” diye çıkışır. Cuma namazından çıkan halk topluca mezarı ziyaret eder, taşlar bırakılır. Artıkoğlu’nun durumu Adalet Bakanlığına rapor edilir, derhal tutuklanır, sürgün edilir. (Sayfa 351

e-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

web: http://www.uzulmez.info/muslum

Son Güncelleme (Pazartesi, 28 Ağustos 2017 10:24)

 

PostHeaderIcon Erganiden Görüntüler