Erganili Köşe Yazarlarımız
ANKET
Web Sitemizi Nasıl Buluyorsunuz?
 
ÜYE GİRİŞİ
ANKET: Ergani İl Olabilir Mi?
ERGANİ İL OLSUN MU?
 
O Eski Günler / Anılar
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
Ziyaretçi Defteri
HAFTANIN VİDEOSU


Get the Flash Player to see this player.

Ziyaretçi Sayısı
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün71
mod_vvisit_counterDün257
mod_vvisit_counterToplam479787
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 2 konuk çevrimiçi
Site İçi Arama

Misbah Hicri’nin Gönülden Kaleme(*) kitabı okuyucularıyla buluştu…

Hicri, sunuş yazısında kitabın yayınlanış amacını: “Şiire emek veren, roman yazımında yorulan, sosyal ve kültürel alanlardan gönül gözüyle ürünlerini değerbilirlik, ahde vefa anlamında toplumla tanıştırma, okurların onların tanınması, tanıyan okurların onları yeniden anımsaması görevini yeni kuşaklara sunmayı bir görev bildim” diye açıklamış.

Şair ve yazar Misbah Hicri’yle tanışırız, dostuz. Bazen İstanbul’da buluşur, bazen de telefonla veya internet üzerinden haberleşiriz. Genellikle yaptığımız çalışmaları konuşur, güncel konularda ve edebi kitaplara dair sohbetler yaparız. Bu nedenle Gönülden Kaleme kitabının hazırlığından haberdardım. Sevgili arkadaşım kitap daha yayınlanmadan tevazu gösterip kitap dosyasını göndererek incelememi, eleştiri ve önerilerimi ve bir de kitaba bir önsöz yazmamı istemişti. Kitap dosyası ile ilgili düşüncelerimi o zaman kendisiyle paylaşmış ve kitap için yazdığım önsözü göndermiştim. Kitap çıktı: Okuyucularını bekliyor şimdi!

Önsöz’de yazdığım şeyleri burada yeniden tekrar etmemek için önsöz’den bir iki bölümü paylaşmanın daha iyi olacağını düşünüyorum:

“Yazar ve şair arkadaşımız Misbah Hicri üretken bir yeteneğe sahip. Dinleyerek, araştırarak, okuyarak, okuduklarını sorgulayarak ve okudukları üzerine düşünerek ortak hafızamızın doğru bir şekilde oluşmasını istiyor. Bunun için durmadan yazıyor, peş peşe kitaplar çıkarıyor; değişik dergi, yerel gazete ve web sitelerinde edebiyat, tarih, sosyal yaşam, mitoloji, Urfa’ya ve coğrafyamıza dair düş ve düşünceler içeren yalın anlatımlı, sade bir dille yazılar yazıyor. Sadece yazmakla kalmıyor, yazılanları da yakından takip ediyor, okuyor ve bunlara ilişkin düşüncelerini bizlerle paylaşıyor. Elinizde bulunan Gönülden Kaleme kitabı sanatsal eylemin en iyi nişanesidir.

Gönülden Kaleme çok renkli bir kitap… Kitapta birçok yazarın yayınlanmış kitaplarına dair Misbah Hicri’nin kaleme aldığı yazıların yanında bazı yazarlarında Misbah Hicri’nin yayınlanmış kitaplarına dair yazıları var. Yazılar değişik tarihlerde değişik yayın organlarında yayınlanmış. Yazıların tozlu raflarda sararıp solmasına ya da internetin sonsuzluğunda yitip gitmesine gönlü razı olmadığından, bunların topluca bir arada yayınlayarak tarihe mal etme çabasındadır.

Yazıların çoğunluğu Urfalı yazar ve şairlere dair olduğu kadar ulusal anlamda kalem erbabı sanatın kadrine sahip çıkan sanatçıların kitaplarına aittir. Yazar ve şairleri bir şekilde Misbah Hicri ile ilişkilendirebilirsiniz. Urfa ve bölgemizle ilgili yazıların çokluğu tesadüfî veya yerelin nostaljisini yapma isteminden kaynaklanmıyor: Urfa ve Urfa’nın yer aldığı coğrafya sosyal yaşamın, kültürlerin inançların döl yatağı; birçok etnik topluluğun yaşadığı kadim, renkli bir mekân oluşundan kaynaklanıyor.

(…) Mezopotamya tarihinde bunlar olurken, aynı zamanda üretilen her şeye el koymak için her daim mal, ürün ve bilgi üretenlerin karşısına üretmeyenler musallat olmuştur. Üretenler ile üretilen değerlere el koymak isteyenler arasındaki ilişkilerde kaba kuvvet, güç, silah başrolü oynamıştır. Kaba kuvvet ve güç kullanımı çoğu kez savaşlara neden olmuş. Bu nedenle, Mezopotamya bir anlamıyla da av ve avcıların coğrafyasıdır. Mezopotamya tarihine av ve avcıların tarihidir de diyebiliriz.

Güç kullanımı ve savaşları fetihler, yakmalar, yıkmalar, öldürmeler, esir almalar, çalma çırpmalar, talanlar izlemiştir. Savaşlarda kazanan taraf sadece toprak, maden, tahıl, para pul ve insanları değil, yazı ve sözü de egemenliği altına almıştır. Egemenler ve yandaşları tarih diye belirlenmiş, belli çıkarlar doğrultusunda yontulup yönlendirilmiş, yanlı, hesaplı bir kronoloji sunmuş, resmi tarihler oluşturulmuştur.

İşte Misbah Hicri yeni kitabı Gönülden Kaleme ile önemli bir adım atarak kültürel konuya eleştiril bir bakışla bu konuda var olan boşluğu kısmen doldurmaya çalışmıştır. Kitabı okuduğumuzda çok değerli bilgiler edinmenin yanında, Urfa’yı ve Urfa’da yaşayan şair ve yazarları ve Urfalı olmayıp Urfa’ya emeği geçen edebiyatçıları ve “iki kadim nehir arasında, ıpışıl bir gökyüzünün tanıklığında, çoluk çocuğuyla ve tüm zenginlikleriyle yemyeşil bir halı gibi serilen” Mezopotamya’yı daha iyi tanımış olacağız.”


Gönülden Kaleme, soğuk kış gecelerinde insanın içini ısıtan ve geleceğe umutla bakmamızı sağlayan cinsten bir kitap. Kitapseverlerin, edebiyata ve Mezopotamya coğrafyasına ilgi duyanların Gönülden Kaleme’yi okumalarını öneririm.

(*) Misbah Hicri, Gönülden Kaleme, Kent Işıkları, İstanbul 2015, 292 sayfa.



e-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
web: http://www.uzulmez.info/muslum

Son Güncelleme (Pazar, 15 Kasım 2015 19:33)

 

Hatıraların ötesinde

Bir dağ biliyorum sırtında efsanevi sarnıçlar

Tepesinde bir türbe

Günün ilk ışıkları buseler kubbesini

Dağa bir hilal çizer

Kasabaya selam eder


Kaybolmuş hatıraların eskimiş albümünde

Toprak damlı kerpiç evler ve dut ağaçları

Zerdali sarısına nar rengi karışmış

Dere dere parsellenmiş bir tablo darmadağın

Acının kederin fukara elbisesiyle gezindiği

Biçilmiş ekin tarlaları seriliyor önüme

Tırmıklardan kaçmış başak taneleri

Harman diplerinde buğday habbeleri

Nafaka kokusuyla manzara manzara

Çerçeveleniyor anılarımda...


Dağ mağara tepe ve türbe

Gül bahçe, mevlid ve kandil

Ocak ve ateş, masal ve efsane

Hâf’ızın kavalı

İsmail Hakkı Ozan’ın sesi

Bursalı askerin her gün okuduğu hep aynı şarkı

Köklenen gül tarlalarının inşirahı

Bir hüzün bir buruk gibi

Geçmişle gelecek arasında düşüyor bir zaman boşluğuna

Beynim bozbulanık bir nehir sanki.


Türküler maniler

Akostik armonisiyle arkaik bir tını

Gül kalıntıları betonarme binalar altında

Pekmezli tahin, karlı pekmez

Gül şurubu yayık ayranı biyan şerbeti

Şimdi sadece buruk bir hayal, tatlı bir anı...

Naci GÜMÜŞ

Son Güncelleme (Pazar, 04 Ekim 2015 02:11)

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Ergani

Bir kere daha doğsam orda doğarım elbet (*) 

 

Dicleyle Fırat arasında

Bir eski şehir cennet titremesi

Sarı güller çevirmiş dört yanını

Yabancı bir şehir gibi

Kırmızı güller yerli

Kuzuların doğması nasıl beklenirse o ülkede

Güllerin açması da öyle beklenir gün doğmadan önce

 

Dicleyle Fırat arasında

İpekten sedirlerinde kur’an okunan

Açık pencerelerinden gül dolan

Güneşin beyaz köpüklerinde yanmış

Bir şehir bir eski kanatlar ülkesi

……………………………………………..

 

Batısına fıratı alıp

Doğusuna dicleyi

Bir diriliş sûru gibi saklayarak geleceklere

Kurumuş bir su yatağı gibi kaynayan

Üzeyr deresini

Bir kutlu yaprak gibi

Doğuda sallayarak

Zülküfül Tepesini

Göğsünü vakte geren yoksul ülke

Zenginliği baharda çobanların kavallarında çocukların türkülerinde

İğde kokularında üzüm asmalarında güllerde

Zengindir gülleriyle bu ülke her şeyden önce

Kırk yıl öteye gitseler de

Bu yerliler

Gül açar gül kapanır boyuna gönüllerinde

Yaşlısıyla genciyle

Gül taşırlar dünyanın bütün ülkelerine

Bir tek denizle avunurum o ülkesiz

Deniz ki gelip çarpınca karaya

Sanki bembeyaz güller açar dudaklarında

Güneş ki doğuda ay ki gökyüzünde

Bir işarettir bana

Unutmamak için o ülkeyi

Develer çölde neyse geceleri

Bir kere daha doğsam orda doğarım elbet

Batsam orda batmak isterim

Bir güneş gibi

 

Sezai KARAKOÇ

 

*BİLGİ NOTU: (Gül Muştusu - V.Bölümden Ergani imge ve motiflerinin kullanıldığı kısımlar alınmıştır. N.G.)

Son Güncelleme (Pazartesi, 04 Mart 2013 19:02)

 

Hava Durumu